Sayfalar

30 Mart 2017 Perşembe

kadın-erkek*

Hayal bu ya; ki insan her hayalini gerçek kılmaya muktedir, çok güçlü bir yaratık...


Kadınla erkek arasındaki çatışmayı hemen şimdi bitirebilir miyiz?

Birbirimize yüklenmekten vazgeçebilir miyiz?

Üstümüze yapışan toplumsal cinsiyet rollerini atabilir, sadece kendiliğinden yapışan -ve dolayısıyla çok da yakışan- rollere girip çıkabilir miyiz? Erkek dediğin şöyle olurların, kadın dediğin böyle olurların içimizde kalan en küçük parçalarını bile temizleyip tümden geçmişte bırakabilir miyiz?

Her iki taraf olarak eril ve dişil yanlarımızı görür, kabul eder, bunları kutsayabilir, kutlayabilir miyiz?

Erkekler duygularını daha fazla sahiplenebilir mi? Onlardan kaçmaktan, onları görmezden gelmekten, dahası küçümsemekten vazgeçebilir mi?

Kadınlar sahip oldukları yaratım gücünü daha fazla harekete geçirebilir mi?

Gerçek anlamda dayanışabilir miyiz? Birbirimize dayanmak, yaslanmak ve suistimal etmekten değil, karşılıklı bir eylemden bahsediyorum.

Kadın ve erkek birbirini beklentisizce sevebilir mi? Her iki taraf diğerini olduğu gibi kabul edebilir mi? Sadece güzel, sevimli, güçlü yönlerini değil de zayıf taraflarını da, ezikliklerini de, çirkinliklerini de... Bütün olarak sevmeye başlayabilir miyiz birbirimizi?

Kadın ve erkek cinselliği gerçek anlamda özgürce yaşayabilir mi? Her türlü korkudan, endişeden, onun kirli bir şey olduğuna dair tortulardan tamamen özgürleşebilir mi?

Free love (özgür aşk) denen şey mümkün mü? Sevgiyi tamamen özgür bırakabilir miyiz? Önüne set çekmekten vazgeçebilir miyiz? "Ama"larımızı, "peki ya..."larımızı, "iyi de..."lerimizi yavaşça yere bırakıp zaman zaman gürül gürül akabilir, zaman zaman alan açabilir miyiz birbirimize? Hesapsız ve kitapsız bir şekilde sevebilir, bir o kadar da serbest bırakabilir miyiz birbirimizi?



İhtiyaç ve istek duyuyorsak birden fazla kişiye akabilir ve sevgiyi bu anlamda da sınırlamadan yaşayabilir miyiz? Sevdiğimiz kişinin bir başkasıyla geçirdiği güzel an'lar (sadece cinsel an'lardan bahsetmiyorum ama evet, o da dahil!) için onunla birlikte mutlu olabilir, iyi hissedebilir, egomuzun peşinden gitmemeyi seçebilir miyiz? Sahi gözü, aklı, kalbi hiç dışarı kaymayan var mı?

Tüm ihtiyacımızı bir kişiye yüklemekten vazgeçebilir miyiz? Beklentilerimizi yüklediğimiz kişinin bunların altında ezileceğini idrak edebilir miyiz? Bir kadın gerçekten de mutfakta aşçı, sokakta hanımefendi, yatakta fahişe, çocuk varsa vefakar ve kusursuz ana, iş yerinde harika bir çalışan olabilir mi? Olmalı mı? Bir erkek dış dünyada çok güçlü, yatakta kaplan, her işte usta, ilgili baba, başına ne gelirse gelen yıkılmaz bir direk olabilir mi? Olmalı mı?

İlişkilerimizde, öğrenilmiş olan oyunları, taktikleri bir kenara koyup sadece olduğumuz kişi olmaya, sadece gerçek kendimizi yansıtmaya cesaret edebilir miyiz?

Birbirimize karşı tamamen açık ve dürüst olabilir miyiz? Ne istediğimizi, ne istemediğimizi, neye ihtiyacımız olup nelerden rahatsız olduğumuzu hafif bir şekilde ve her koşulda ifade edebilir miyiz?


Bu sorulara "evet" cevabı verdiğimiz bir dünya neye benzerdi?


* Bu yazının dili heteroseksüel ilişkiler üzerinden kuruldu ama bu, diğer ilişkileri dışladığımdan değil, bunlara dair kelam etmeye yetkin hissetmediğimden.

-----------------------------------------

Blog yazarının üç notu: 

1 - Belki bilmiyorusundur, benim bir kitabım var, ismi "Yeni"ye Doğru. Okumak istersen, facebook sayfasına giderek en üstte sabitlenmiş olan iletide, onu nerelerde bulabileceğini öğrenebilirsin. Olmadı, yaz bana. 

2 - Bu blogdaki ve hayattaki tüm üretimim, bütünden beslenip bütüne akmaktadır. Hiçbir hakkı saklı değildir. Her türlü üretimimi, izin almadan, kısmen ya da tamamen paylaşabilir, çoğaltabilirsin. Kaynak gösterirsen memnun olurum. 

3 - Eğer yukarıdaki veya başka bir yazım -veya belki de bir eylemim- bir yerlerine dokunduysa; seni mutlu ettiyse, düşündürdüyse, sana ilham verdiyse ve içinde benim için bir şeyler yapmak üzere harekete geçme isteği duymana yol açtıysa ve bunun sonucunda bana bir karşılık armağanı iletmek istersen bana ulaşır mısın?

emreertegun@gmail.com

6 yorum:

  1. Emre, bu cesur yazıların için teşekkürler. Uzun zamandır nasıl dile dökebilirim şeklinde üzerinde düşündüğüm konulara ve yapacağım çalışmalara dayanak olacak yazılarını zevkle takip ediyorum. Sağolasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rica ederim ((:
      yapacağın çalışmaları merak ettim tabii şimdi. belki haberdar edersin...

      Sil
  2. Seninle ne kadar çok ortak konuyu yakın zamanlar içinde irdeliyoruz bir bilsen :) Pişti böyle bir şey... Bu rollerden sıtkım sıyrıldı benim. Sen bir de pozitif rollere odaklanmışsın. Ben kadının sözde erkeği nazı, cilvesi, kaprisi,"üstün zekası" ile manipüle edip arka planda gücünü saklı tutup, ön planda kendini güçsüz göstererek erkeğin egosunu pompalamaya çalıştığını ve başardığını sanması, erkeğin sadece ilgili kadını "elde etmek" adına, ayak işlerini yaptıracak birini bulmuş olmak adına tüm bu saçmalıklara göz yumduğu ve yediği izlenimi yarattığı böylece verilen sahte "güçlü adam" imajı ile dışarıda ahkam kestiği, herkesin bir ipleri eline geçirme yarışına girdiği kukla tiyatrosu kısmına taktım.İkimize de kolay gele :) Deniz Eren

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ((:
      tabii bu kısımlar da var di mi...
      kolaylıklar...

      Sil

Yazıyla ilgili yorum yapmak için...