Sayfalar

26 Mart 2014 Çarşamba

Topluluk oluştururken - 2

Doğal bir ortamda, topluluk halinde yaşama konusunda yazmaya başlamıştım Kasım ayında ve devamını da getirecektim güya. Anca sıra geldi...

"Yola çıkış" konusundan gidesim var. Aslında henüz bu anlamda yola çıkmış sayılmayacağıma göre yazacağım her şey, atıp tutmaktan ibaret olacak ama neyse ki bu konuda pek deneyimliyim. Evet evet, nasıl yola çıkmalı, nereden başlamalı ile ilgili düşüncelerimi derleyip toplamak her şeyden önce bana iyi gelebilir. Zira yavaştan bu konuyla ilgili yol alma ihtiyacına giriyorum.

- Öncelikle bütün adımların ortak kümesi iyi iletişim olmalı. Bu da lafın gelişi bir şey değil elbette, birlikte yaşamaktan bahsediyoruz sonuçta. Topluluk üyelerinin halet-i ruhiyelerini, her türlü istek ve ihtiyacını, korkularını, onları mutlu eden veya üzen her türlü gelişmeyi mütemadiyen paylaştıkları çember ortamının sağlanması, benim için olmazsa olmaz bir şey. Böylece hiçbir şeyin içe atılmadığı; kızgınlıkların, kırgınlıkların, gıcık olmaların; olumlu-olumsuz her şeyin konuşulduğu çemberler yapmak, sağlıklı bir topluluk yaşantısı için olmazsa olmaz diye düşünüyorum.

- İlk adım yola kimlerle çıkacağına karar vermek olmalı, değil mi? Birbirini seven, birlikte yaşayabileceğine inanan birkaç insan birlikte yola çıkmaya karar verirler ve olaylar gelişir. Topluluk olarak yaşama konusu, yüzyıllardır pek deneyimlemediğimiz bir şey olduğu için doğru kişilerle yola çıkmak, işin en hassas kısmı sanki. Kendi adıma, ilk aşamada herkesle yola çıkabileceğimi düşünmüyorum mesela. Ve burada en önemli konunun da sevgi olduğunu düşünüyorum; zira gerçekten sevdiğim kişilerin yaptığı-ettiği, yediği-içtiği, çalıştığı-kaytardığı vs.si bana batmaz. Bununla birlikte, birlikte bir hayata adım atacak olan kimselerin farklı ilgi ve bilgi alanlarının olması da topluluğu güçlendirecek, işlerin daha kolay ilerlemesini sağlayacaktır.

Bu arada ileride büyük bir toplulukta yaşamayı hayal ediyorum ama başlangıç için 4-8 kişi iyi gibi geliyor bana. En az dört olmalı sanki, böylece topluluktan bir veya birkaç kişi yola çıkmak istediğinde bağı-bahçeyi, hayvanları kime emanet edeceğim sorusu, topluluğu sıkıntıya sokmamış olur. Bununla birlikte ilk aşamada yedi-sekiz kişiden fazlası (belki bu rakamlar bile çok) ile bir şeyleri kotarmak, karar almak vs. kolay olmayabilir. Hemen hepimizin geldiği dünya öyle bir dünya ki boğazımıza kadar bireysellikle doluyuz çünkü. Apartman dairelerinde tek veya iki başımıza yaşamaya ve sadece kendimizin veya bir kişinin daha istek ve ihtiyaçlarının farkında olduğumuz bir hayat yaşadık birçoğumuz. Bir yerlerde çalışıp veya kendi işimizi yapıp (veya herhangi bir şekilde) para ediniyor ve sonra bu para ile, ihtiyacımız olan mal ve hizmetleri satın alıyoruz. Böyle bir hayata alışkın olan bizler doğada kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaya başlarken bir yandan birlikte yaşadığımız diğer insanların ve diğer canlıların da istek ve ihtiyaçlarını fark edeceğiz, bir yandan çeşitli konularda karar almamız gerekecek, diğer yandan zaman zaman kaçınılmaz olarak gerginlikler vs. vuku bulacak, falan da filan. Yani nerde çokluk, orda bokluk durumunun oluşmaması, en azından başlangıç için önemli bir nokta. Bundan kelli; birbirine sıkıca kenetlenecek, birbirini çok seven ve birbirini kabul edebilecek birkaç kişinin bir hayat kurmaya başlaması, eğer istiyorlarsa ve şartlar da öyle gelişirse belki bir ya da birkaç yıl sonra bu topluluğa yeni kişilerin eklemlenmesi daha sağlıklı olurmuş gibime geliyor.

- Bir sonraki adım hazırlık süresi olabilir. Birlikte yola çıkmaya karar vermiş olan kişilerin, daha derinlemesine ne yapmak istediklerini, istek ve ihtiyaçlarını, beklentilerini paylaştıkları ve ne ölçüde uyuşabileceklerini anlayacakları bir süreç. Ne kadar süreceği ile ilgili tahmin yürütmek çok zor. Grubun iç uyumuna ve ne sıklıkla toplanıp bu konuyu derinlemesine konuşabildiklerine göre, birkaç ay ya da birkaç yıl sürebilir belki. Bu süreçte bence asgari müşterekler ortaya çıkmalı ve detaylarda kaybolmamalı. Yani çok da aşina olmadığımız bir hayata atılırken önceden çok fazla planlı bir şekilde hareket etmek gerçekçi gelmiyor bana ama temel konularda bir yaklaşım birliği olması da gerekiyor sanki. Aklıma hemen gelen birkaç konu başlığı:

* Nasıl bir topluluk yaşamı hayal ediyoruz? Nereye kadar "toplu"yuz, nereye kadar "bireysel alan"ımızı koruyoruz?
* Nasıl bir alanda yaşayacağız? Halihazırda topluluktan biri(leri)nin böyle bir alanı/arsası var mı? Yeni bir yer mi satın alacağız? İşgal mi edeceğiz? Devletten arsa mı kiralayacağız?
* Üretim süreçleri nasıl olacak? İş bölümü mü olacak, herkes her işi mi yapacak ya da dönüşümlü mü olacak? Yoksa bunların arasında bir yerde durmak mı en sağlıklısı?
* -Geleceği büyük oranda geleceğe ve akışa bırakmanın sağlıklı olacağını düşünmekle birlikte-, gelecek vizyonumuzun ne kadar uyuştuğuna, büyük farklılıklar olup olmadığına bakmak iyi olabilir.
* Karar alma süreçleri nasıl olmalı? Oy birliği, oy çokluğu, uzlaşma, diğer...
* Para ile ilişkimiz nasıl olacak? Topluluk, ihtiyacı olan parayı ne şekilde kazanacak? Kazanacak mı? Bir çeşit ortak kasa uygulaması mı olsun, başka bir şey mi?
* Olmazsa olmazlarımız neler? Siyasette kırmızı çizgi dedikleri şeyin bireyseldeki yansıması ne mesela? Yani esneyemeyeceğimiz, "ya böyle olsun ya da hiç olmasın daha iyi" dediğimiz şeyler neler?

Bu ve benzeri konularda asgari uyumu sağlamak çok önemli gibime geliyor. Yola çıkacağım kişilerle temel konularda uzlaşı halinde olmalıyım. Özellikle de olmazsa olmazlar çok önemli sanki...

Temel konularda uzlaştıktan ve birlikte yola çıkmaya hazır hissettikten sonra harekete geçmeye bakıyor iş. Sanırım bu yazıların devamı gelecek...

Topluluk Oluştururken - 3
-----------------------------------------
Eğer bu veya diğer bir yazım -veya eylemim- bir yerlerinize dokunduysa; sizi mutlu ettiyse, ilham verdiyse, düşündürdüyse, bir şeyler yapmak üzere harekete geçmek için teşvik ettiyse vs. ve buna karşılık olarak bana para veya başka bir armağan iletmek isterseniz bi' ses verin lütfen: emreertegun@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yazıyla ilgili yorum yapmak için...